Lotus'a son kez nedensizce aşikâr edilenler.

 Lotus,

Sana öfkemin  öznesinden bahsetmeme izin ver. Anlayabilseydim sevecektim belki onu. Ama yalnızca öfkeliyim şimdi. Başımı ağrıtan midemi bulandıran bir öfke. Kanlı canlı. Öznesi ise pek çirkin, yüksek sesli, karga gülüşlü. Eğer o bir kişi olsaydı onu bu şekilde betimlemekten imtina ederdim, korkma. Henüz nefretim o kadar çirkinleşmedi.  Ama onun varlığı bende bir şeyleri yıpratıyor, duyuyorum, duygusuz ve ritimsiz gıcırtıları ruhumdaki. Elimde değil Lotus. İyimserliğin ise hiç sırası değil. Ondan ve ona olan bu duygudan bir an önce sıyrılmalıyım. Bu bir karabatak, kabus, kan emici.

Bütün günüm böyle geçti ve bu düşüncelerin zamanda bir aksama veyahut kaymadan ötürü olduğunu düşünerek yarınki zamana bir şey kalmaz diye bekledim. Bekledim. Ama kalbim çoktan soğumuştu Lotus. İnsanların çizgileri kat'i nefretlerle çizili aksine ben sevgimin sınırlarını kestiremiyorum. Yine de sevmek ne yokuşlu yol. Vazgeçmek ne güzel kaçış. Beklentiler,  yüksek ve yersiz benlik algıları ve yanlış bir üslup hatta çoğu zaman aşağılayıcı; bizi buraya getiren şeyleri ben apaçık görebiliyorum. Peki ya öfkemin öznesi.  O bu yüklemlerden hiç kendine pay biçti mi merak ediyorum. Beni affet sana yine çürümüş tarafımı gösterdim, mektuplarım gelmeye devam ettikçe ruhumun karası ellerimden kağıda buluşacak. Eğer Lotus, eğer yeniden sevmek için tek bir sebep olsaydı hemen şimdi yapardım, sadece bunu bilmeni istiyorum. Beni affet, sanırım bir süre kendi karanlık ve kararsızlığımda debeleneceğim. Mektuplarımın eline ulaşmadığı veyahut bana bir şey olduğu fikrine kapılma diye söylüyorum.  Bir süre başka manada  bana bir şeyler olduğu için sana yazmayacağım. Çünkü böyle şeyler okumayı hak edecek hiçbir şey yapmadı o narin bakışların. Ruhuna iyi bak, yaralar ona uğramasın. İyi bakarsan belki ruhunu aynada görebilirsin. Uslu değil de mutlu olursan belki  kendi cennetine kavuşabilirsin. Bunun bir son olduğunu düşünme, eğer bunun bir son olduğunu bilseydim sana böyle bir mektup mu yazardım. Sana bunu mu layık görürdüm. Bu sadece baharlı günleri bekleme molası. Bu sadece kiraz çiçeklerinin kiraza dönüşümünü bekleme zamanı. Bu mektup seni umutsuzluğa sürüklerse ve mumunun ışığı dalgalanırsa derin soluklarının karşısında eski yazdıklarıma dön, ben  öyle yapacağım.