Düş ağrılarımın nedeni sensin.

Kanepenin üzerinde hafifçe kaydı kız. Gözleri yarı yarıya kapalı saate bakıyordu. Saat 3'e gelmek üzereydi. Biraz daha bekleyeceğim dedi, mutlaka gelecek. Uykusuna rağmen kalbinde bir sıkıntı vardı, çok hızlı çarpıyordu; ayağa kalksa belki de çarpıntıdan bayılacaktı. Beklemek, gelmesini beklediğin kişi bir kadın olduğunda daha telaşlı oluyordu. Ama daha fazla dayanamadı, korkularını uykuya teslim etti ve düşünceleri birer kâbus olarak uykusuna sızdı.

Rüyasında kapı yumruklarla çalınıyordu, kapıya koşuyor, açmadan önce delikten bakmayı unutuyordu. Açtığında koridorda bir merdiven olmadığını gördü, dış kapı bir ormana açılıyordu, garipsemedi, ormana doğru seslendi -Kim o -Kim o. Cevap olarak yalnızca kendi sesini duydu. Kapıyı açık bırakarak ağaçlara doğru ilerledi, rüzgâr sanki bütün ağaçları sağa doğru eğmişti. Fırtına nasıl buralara kadar gelmiş olabilir diye düşündü. Arkasını dönmese de kapının hala orada ve açık olduğunu hissedebiliyordu. Sonra onu gördü; gökyüzünde daireler çizen kartalı, bazen alçalıyor yakınlaşıyor bazen yükselip uzaklaşıyordu. Alçaldığında dikkatle baktı kartalın yüzüne ve dehşete kapıldı. Kartalın başının yerinde bir insan suratı vardı ve kahkahalarla gülüyordu. Dişleri ışığın altında parlıyor uzun dili gülerken sağa sola sallanıyordu. Birkaç adım geri gitmeye çalıştı ama olduğu yerden kıpırdayamadı.  Kartal ona doğru alçalmaya başladı. Kahkahası ormanda yankılanıyordu. Arkasına baktı evet kapı oradaydı kartaldan kaçabilirdi. Kendini bir kez daha zorladı sanki olduğu yerde kök salmıştı bir türlü ayağını hareket ettiremedi. Sonra birkaç küçük adım atabildi ve koşmaya başladı. Kapıya vardığında kapıyı kapalı halde buldu. Kapıyı yumruklarla çaldı. Evde kendinden başkası olmadığı geldi aklına. Kartal kendisine yaklaştıkça devleşti. Tek bir yudumda yuttu onu. Ve başı artık kartalın başıydı. Uzaktan gördüğü  o insan yüzüyle yanak yanağaydı. Yüz hala gülüyordu. İki başlı bir kartala dönüşerek yeniden göğe yükseldi. O esnada kapı açıldı. Kapıyı açan da kendisiydi. Kim o diye sordu kim o ve iki başlı kartal daireler çizerek gülüyordu.

Nefes nefese uyandı kız, dizlerinin dermanı kesilmişti. Sanki gerçekten koşmuş da yorulmuştu. Doğruldu, açık pencereden gelen esinti tüylerini ürpertti. Saate baktı neredeyse güneş doğmuştu. Sabahın 6'sıydı. Pencereyi kapattı ve telefonundan aramaları kontrol etti. Geri arayan olmamıştı. Arkadaşının odasına yöneldi. Gelmişti. Evin içine ayakkabılarını bile çıkarmadan girmiş, kendini öylece yere atıvermişti. İstemsizce eli bileğine gitti, nabzını kontrol etti.  Bir oh çektikten sonra o da  yere boylu boyunca yattı. Göz kapakları bu sefer bir iç rahatlığıyla kapanıverdi.

Kimse bir daha o geceden bahsetmedi. Kahvaltıya 2 yumurta kırdılar. Otobüs durağında birbirlerine el sallayarak ayrıldılar.