Bana bir neden ver.-2
2
Bu yaşlı sanat aşığı kadınla nerede tanıştığımı da merak etmiş olmalısınız. Üniversiteye ilk geldiğim yıl kaldığım apart okula epey uzaktı bir trene binip neredeyse 45-1 saatlik bir yolculuk yapmak zorunda kalıyordum. Bu saat dilimlerini ders çalışarak veya kitap okuyarak geçiriyordum. İşte bir gün içinde adımın ve kütüphaneden alış tarihimin yazdığı fiş ile beraber bir kitabı trende unutmuşum. Ertesi gün aklım başıma gelip, kitabı aramak için her yere baksam da bulamadım. Kütüphaneye gidip durumu izah ederek ne yapmam gerektiğini soracaktım ki görevli kadın o kitabın bir hanımefendi tarafından getirildiği ve bana da bir mektubun olduğunu söyledi. Biraz şaşkınlıkla teşekkür edip çıkmıştım kütüphaneden. Birinin bulduğu ödünç kitabı kütüphaneye bırakması büyük nezaket olsa da -ve çok akıllıca- bana neden bir mektup yazıldığını anlayamadım. Mektubun içinde herhalde beni azarlayan ve daha dikkatli olmam hususunda telkinler veren bir kitapseverin sözleri olmalı diye düşündüm. Ancak beklentimin de ötesinde hayatımda gördüğüm en kıvrak y'ler içinde ve çok zarif bir el yazısıyla yazılmış bir davet mektubu almıştım. Eğer o sıralar hayatım çok sıkıcı olmasaydı muhakkak bu davete icabet etmezdim. Ama beni ikindi çayına davet eden bu mektubun nasıl bir hanımefendi tarafından yazıldığını merak etmemi gayet tabii bulacaksınız. İşte sırf bu yüzden o gün büyük bir heyecanla kitabı unuttuğum trene binerek o yaşlı kadına çaya gittim. Bunun sayısız gidişlerimin ilk seferi olduğunu bilmeden.